0232 458 20 20

Kronik Prostatit Tedavisinde Yeni Dönem!

Kronik Prostatit tedavisinde sıklıkla uzun süreli antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır, ancak çoğu vakada bu tedavi işe yaramaz. Dirençli kronik prostatit vakalarında girişimsel olarak uygulanabilecek ideal tedavi yöntemi TUMT'dur.
Üroloji Uzmanı Op. Dr. Ersin Konyalıoğlu

Biz Sizi Arayalım

Telefon Numaranızı Bırakın,
Randevu Talebiniz İçin Biz Sizi Arayalım.

KRONİK PROSTATİT TEDAVİSİ



A ) Bakteriyel Prostatit : 
Bu durumda, 1 ila 6 ay sürecek antibiyotik tedavisi gereklidir. Mikrobun saptanması, direncinin bilinmesi ve uygun ilaç seçimi çok önemlidir. Hastanın da ilaçlarını aksatmadan kullanması gerekir. 

B ) Non-bakteriyel Prostatit : 
Nedeni böyle tam bilenemeyen bir hastalık için, çabuk ve kesin çözümün hemen üretilmesi de zor olabilmektedir. Bu hastalarda, vücut direncinin düşüklüğü ve gerginlik durumu sık rastlanır. Hekimin hastayla yakın iletişim kurması, onu iyice dinlemesi ve anlaması bu hastalığın tedavisi için çok önemli bir adımdır. Hastanın yakınmaları ve bunları tetikleyen durumları dikkatle incelemek, tedavi ve korunma yollarını bulmayı kolaylaştırır. Duruma uygun ilaçların uygun doz ve sürede kullanılması önemlidir. Bu hastalıkta hasta ve hekimin sabırlı bir işbirliği gerekir. 

Bu durumda çeşitli mekanizmalarla tedavi veya rahatlama sağlayan birçok ilaç kullanılabilir. Prostat içindeki kanalcıkları gevşetip rahatlatan, iltihabi reaksiyonun baskılanmasını sağlayan, apış arası ve civardaki adale kramplarını çözüp gevşeten ilaçlar ile bazı bitkisel ilaçlar kullanır. Antibiyotik tedavisi de nadiren bir fayda sağlayabilir ama tüm gerekli tetkikler yapıldıktan sonra, bu kararı hekim vermelidir. 

Bölgeye sıcak uygulama veya sıcak su banyoları ve ayrıca hastanın ruhen rahatlamasının sağlanması yararlı olur. Bisiklete binme, uzun süre sabit oturma, normal dışı cinsel hayat ve üşütme gibi tetikleyici faktörlerden kaçınmak gerekir. Acı, baharatlı ve ekşili yiyeceklerden kaçınmak yararlı olabilir. 

Gerektiğinde, prostat içindeki dolgunluğu rahatlatmak ve kanalcıkları boşaltmak için prostat masajları yapılır. 

Bu durumda çeşitli mekanizmalarla tedavi veya rahatlama sağlayan birçok ilaç kullanılabilir. Prostat içindeki kanalcıkları gevşetip rahatlatan, iltihabi reaksiyonun baskılanmasını sağlayan, apış arası ve civardaki adale kramplarını çözüp gevşeten ilaçlar ile bazı bitkisel ilaçlar kullanır. 

Nadir durumlarda, idrar yolu darlıkları oluşabilir. Bunların holmium lazer ile tedavisi gerekebilir. 

Tedavi sonuçları ne olursa olsun, hastalar hayatı tehdit edecek veya ilerde büyük zorluklar çıkaracak bir hastalıkla karşı karşıya olmadıklarına ikna edilmelidir. Morali yüksek tutmak da, böyle uzun sürebilecek hastalıklarda çok önemlidir. Bu dert ömür boyu sürmeyecektir. Hastalar günün birinde bu hastalığın geçeceğini ve rahat kavuşacaklarını da unutmamalıdır. 

Prostatit hakkındaki gerçekler : 

Bu hastalıkta en önemlisi, hastanın önemli bir sağlık sorunuyla karşı karşıya olmadığına emin olmasıdır. ama örneğin hastalık kansere çevirmez. 

* Prostatit tipini belirlemede doğru teşhis, tedavinin en önemli anahtarıdır. 
* İlk başta ezbere antibiyotik kullanımı hastalığın teşhisi zorlaştırır. 
* Şikayetler ortadan kalkmış veya hafiflemiş olsa bile tedavi süreci tamamlanmalıdır. 
* Prostatitin kökü her zaman kazınamasa bile, hasta rahatlığa kavuşur ve öyle yaşayabilir. 
* Prostatit ileride kansere çevirmez. 
* Hasta cinsel hayatını ihmal etmemelidir. Belki hastalığın alevli zamanlarında biraz isteksizlik olabilir ama buna teslim olunmamalıdır. 
* Yakınmaları günlük hayatını aksatabilir ama hasta sosyal hayata küsmeden yaşamını devam ettirmelidir.

 

Uzun süreli antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen dirençli Kronik Prostatit vakalarında son çare olarak TUR-P operasyonu önerilmektedir. Daha genç yaş grubunda ve cinsel aktif olan bu hastalarda, cinsel fonksiyonları daha az bozması, anestezi ve hastaneye yatış gerektirmemesi gibi avantajları sebebi ile özellikle bu hasta grubunda TUMT işlemi TUR-P operasyonuna göre çok daha uygun bir tedavi alternatifidir.
 

 

Kronik Prostatit
Prostat hastalıkları üç ana grupta toplanır: • Prostat iltihapları (Prostatit) • Prostat kanseri (habis) • Prostat büyümesi (iyi huylu) Bu üç hastalığın her biri birbirinden bağımsız ve ayrı hastalıklardır. Biri diğerine çevirmez. Bir prostatın içinde üçü birden aynı anda bulunabilir.
Prostat iltihaplarında en sık görülen şikayetler idrarda yanma, idrarın tam boşalmadığı hissi, apış arasında dolgunluk hissi ve yumurtalıklarda ağrıdır. Bazen idrarda kesiklik, sık idrara gitme, menide yanma, ateş, idrarda tıkanma ve kasıklarda ağrı olabilir. Erken boşalma, sertleşme bozukluğu ve cinsel isteksizlik görülebilir. Prostatın iltihapları mikroplu veya mikropsuz olarak ikiye ayrılır ve aslında mikropsuz iltihaplara daha sık rastlanır. Bütün prostatitlerde şikayetler benzerdir. Mikroplu olanlarda uzun süreli ve uygun antibiyotik tedavisi verilirken, mikropsuz prostatitin çözümü başka yollardan aranır. Mikropsuz (non-bakteriyel) prostatitte, hastalarda laboratuar bulgusu olarak, prostat sıvısında lökosit (iltihap hücresi) saptanır ama mikrobik enfeksiyon saptanmaz. Yine de bir kısım hastada üreaplasma ve klamidya gibi cinsel ilişkiyle bulaşan etkenlerin neden olduğu düşünülmektedir. Son yıllardaki araştırmalarda bunu destekleyen bulgular vardır ama cinsel hayatın kısıtlanması da, genellikle bir çözüm getirmemektedir. "Prostat Ağrısı" (Prostatodynia) diye de adlandırılan bu duruma oldukça sık rastlanır. Özellikle genç ve orta yaş erkeklerde görülür ve yaşantıyı keyifsiz hale getirir. Nedeni tam olarak bilinemeyen fakat prostat içinde bir tür doku reaksiyonu olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca, bu ağrı ve rahatsız edici hislerin, apış arası ve kasık civarındaki adalelerin kramplarına bağlı olduğu yönünde bulgular vardır. Prostatitte en önemlisi, hastanın önemli bir sağlık sorunuyla karşı karşıya olmadığına emin olmasıdır. Yakınmaları günlük hayatını aksatabilir ama örneğin hastalık kansere çevirmez .
Prostatitte doğru tanıyı koymak çok önemlidir çünkü değişik tiplerinde değişik tedaviler uygulanması gerekir. Ayrıca, şikayetlere neden olan durumun altında idrar yolları enfeksiyonu, cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalık, prostat büyümesi hatta kanser olabilir. Ancak bütün bunların doğru teşhis edilmesiyle hastanın sağlığına kavuşturulabilir. Bu nedenle bazı testler zorunludur. Öncelikle makattan parmakla muayene yapılmalıdır. Bu muayene prostatın her türlü hastalığında çok değerli bilgiler verir. Burada hekimin dikkat etmesi gereken, acele etmemesidir. Bu özel muayene hastaya anlatarak ve hazırlayarak, rahat bir ortamda ve hastanın canını yakmadan sakin bir şekilde yapılmalıdır. Böylece prostat ve çevre dokuların duyarlığı, ağrıları ve yapıları hakkında önemli fikirler edinilir. Hasta olan prostatlarda biraz daha rahatsızlık duyulabilir ama bu uzun süreli olmaz. Prostatta hastalık olsa bile, kalıcı bir hasar oluşmaz. Bu muayenenin yapılamayacağı tek durum, "akut bakteriel prostatit" denilen hastalıktır. Yüksek ateşle ve belirgin idrar zorluğuyla seyreden ve hastanın genel durumunu bozan bu prostatit türünde, hasta önce serum ve kuvvetli antibiyotiklerle tedavi edilmelidir. Mikroplar nispeten kontrol altına alınmadan yapılan parmak muayenesi, mikropların tüm vücuda yayılması neden olabilir. Bu da özellikle daha düşkün hastalarda hayati tehlike bile arz edebilir. Prostatitte mikrop olup olmadığını saptamak için prostat sıvısı örneği alınır. Bunun için parmakla prostat sıvısı sağılması gerekir. Bu işlem öncesi ve sonrasında idrarın da kültürü yapılır. Menide de kültür yapılması gerekebilir. Kanda PSA testi yapılır. Mikrop saptandığı zaman ise, idrar yolunda, prostatta, mesanede veya birden fazla yerde yerleştiği bulunur. Buna göre antibiyotik tedavisinin dozu ve süresi saptanır. İdrar debisi elektronik aletlerle ölçülür ve işeme sırasında yolda bir tıkanıklık olup olmadığı saptanır. Varsa bunun fonksiyonel mi mekanik mi olduğu araştırılır. Ultrason yapılarak, mesane ve prostatın görüntüleri alınır. Durumun tam aydınlatılamadığı durumlarda, mercekli bir alet idrar yolunun içi, prostat ve mesane incelenir. Sistoskopi denilen bu yöntemde, hastanın hafifçe uyutularak ağrı duymaması tercih edilir.


TUMT Tedavisi EGE'de Sadece Gözde Hastanesi İzmir'de

 

TUMT tedavisi, Amerika'da 125 ve Avrupa'da 75 merkez olmak üzere Dünyada toplam 200'den fazla seçkin merkezde kullanılmaktadır.

SIK SORULAN SORULAR